Alışveriş

Çocuklar için “Kirlenmek güzeldir” diyen Omo’ yu dinledik

Mayıs 27, 2016
“Kirlenmek güzeldir” diyen Omo’nun çocuk gelişimi, oyun, spor, oyun süreleri, sanal ortam gibi pek çok konudaki araştırma sonuçlarını inceleme fırsatı buldum.
 


Omo 23 Nisan’da çocukların daha fazla açık havada oynamasına ilham vermek amacıyla çeşitli okullara, yerel yönetim etkinliklerine ve Sivil Toplum Kuruluşları işbirliğiyle toplam 40.000 top hediye etmiş. 28 Mayıs Dünya Oyun Oynama Günü için de  7’den 70’e herkesi oyuna davet edecek renkli aktiviteler planlıyorlarmış.
 
 
2004 yılında oluşturduğu “Kirlenmek Güzeldir” felsefesiyle ile çocuk gelişimine katkıda bulunmayı amaçlayan Omo’nun Kirlenmek Güzeldir kampanyası, 78 ülkede tüketicilerle buluşuyormuş.
 
Buradaki amaç çok güzel. Bana her zaman çok düzenli evler ya da hep tertemiz giyimli çocuklar ilginç gelmiştir. Yaşamın içinde olan evde biraz dağınıklık, oyunun içinde olan çocukta biraz kir olmalı. Üzerine çamur bulaşmalı ya da boya kalemleri biraz giysilerine de resim yapabilmeli.
 
Omo bu konu da çeşitli araştırmalar ve projeler yapıyor. Bu araştırmalardan çıkan bazı sonuçlar ise çok düşündürücü:
 
Şubat ve Mart 2016 yapılan araştırmaya 5-12 yaş arasında çocuğa sahip 12,170 ebeveyn katılmış. (Amerika, Brezilya, Çin, Hindistan, Endonezya, Portekiz, Güney Afrika, Türkiye, İngiltere ve Vietnam)
 
·        Türkiye’de her on çocuktan altısı (%61) ortalama bir günde 1 saat ya da daha az süre dışarıda oyun oynuyor. Bu süre mahkumların açık havada geçirmeleri tavsiye edilen minimum sürenin altında. 

·        Türkiye’de yaklaşık her yedi çocuktan biri  ortalama bir günde hiç dışarıda oyun oynamıyor.

·        Türkiye’deki ebeveynlerin %94’ü oyun oynama fırsatına sahip olmayan çocukların öğrenmede zorluk yaşayacağına, %70’i ise çocuklarının dışarıda oynamak için yeterli fırsata sahip olmadığına inanıyor. Ebeveynlerin %59’u çocuklarının kapalı alan ve açık hava oyunlarında daha iyi bir dengeye sahip olmasını istiyor.
 
 
 
Bu araştırmalar gösteriyor ki dışarıda oyun oynama oranı hızla düşüyor.   Türkiye Danışmanı Prof. Dr. Yankı Yazgan çocukların hayatında oyunun çok önemli olduğunu belirtiyor.
 
“Çocukların çoğunun dışarıda geçirdikleri zamanın” bir mahkumun açık havada geçirdiği zaman kadar az olduğunu duymak çok üzücü.
 
·   Türkiye’deki ebeveynlerin %57’si, çocuklarının kendi çocukluk dönemlerine kıyasla daha az oyun oynama fırsatına sahip olduğuna inanıyor.
·      

     Ülkemizdeki her 10 ebeveynden 9’u (%90) çocuklarının gerçek hayatta spor yapmak yerine sanal ortamda spor oyunları oynamayı tercih ettiğini belirtirken, her 2 ebeveynden 1’i (%50) çocukları ile açık havada oyun oynamak için zamanlarının olmadığını söylüyor.

 
Modern hayatın baskıları nedeniyle ebeveynlerin yarısı dışarıda oynayan çocuklarını gözetmek ya da onlarla beraber dışarıda oyun oynamak için az zamanları olduğunu ya da hiç zamanları olmadığını belirtiyor.
 
Uzmanlar çocukların teknolojiyi kullanmalarının kendilerine bir çok farklı yarar sunduğu konusunda hemfikir olmakla beraber ekran başında geçirilen zamanı çocuklarını açık havaya çıkarmada bir engel olarak görüyor.


Kirlenmek Güzeldir Global Çocuk Gelişim Danışma Kurulu Başkanı Sir Ken, “Oynamak, çocukların öğrenmelerine, tecrübe etmelerine, odaklanmalarına, konsantrasyonlarına, kendilerine daha dönük olmalarına ve sosyal güvenlerini geliştirmelerine yardımcı olur. Oyun aynı zamanda çocukların paylaşım, kurallara uyma, sıra bekleme, diğerlerinin seçimlerine saygı duyma, kaybetmeyi kabullenme, sabretme, hoşgörülü olma, açık fikirli olma ve empati kurma gibi önemli yetkinlikleri kazanmalarına yardım eder. 

Çocuklarınızın serbest türde, daha az kurgulanmış oyunları dışarıda güvenle ve özgürce oynamalarına izin verin; onların girişken tavırlarına, hayal kurma ve yaratım becerilerine şaşıracaksınız. Onları şimdiden geliştirmek ve gelecekte başarılı, çok yönlü ve mutlu birer erişkin olmalarına yardımcı olmak için çocuklarımızın hayatında aktif oyuna yer vermeliyiz.”
Prof. Dr. Yankı Yazgan araştırma sonuçlarının ortaya koyduğu oyun oynama alışkanlıklarındaki dengesizlikte etkin olan üç temel engele dikkat çekiyor: “Dengesizliğe en fazla etkisi olan 3 öge ebeveynlerin aşırı kontrolcü yaklaşımı, çocukların ekranlara olan aşırı ilgisi ve çocukların gündelik programlarının giderek yoğunlaşması. Çocukların gelişim dönemlerinde ihtiyaç duydukları oyun ve faaliyetler hakkında yeterli bilgiye sahip olmayan ebeveynler, bilgi eksiklikleri nedeniyle risk almamak için kontrolcü davranıp ev ortamını çocuklar için daha güvenli bulabiliyor. 

Ev, onlar için dışarıda yaşanabilecek kazalara, soğuğa, sıcağa ve daha pek çok riske karşı bir kale. Ancak bu kalede yeterli uyaran olmadığı gibi çocukların karşılaşması gereken zorluklardan paylarına düşen dersleri alma şansı da yok. O yüzden ailelere çocuklarının oyunlarına ve aktivitelerine doğrudan müdahil olmadan ama elbette güvenliklerini gözeterek çocuklarına yaparak, yaşayıp anlamlandırarak, deneyimleyerek öğrenme fırsatı tanımalarını öneriyoruz.”
Yazgan, çocukların teknoloji ve ekranlara olan ilgisi konusunda da şunların altını çiziyor: “Dijital dünyaya doğan bir nesil yetiştirdiğimiz gerçeğini kabullenmeliyiz, çocukların dijital teknolojiyle iç içe büyümesine karşı çıkmak hayatın akışına aykırı. Burada dikkat edilmesi gereken teknolojiyi ve ekranları çocuk bakıcısı olarak ya da ilişkiyi, sahici deneyimi engelleyici biçimde kullanmamak. 

Ekran ile ilişki artıp ekran hem bir oyun yeri ve hem de oyun arkadaşı haline gelince oyun dengesizliği karşımıza çıkıyor. Ebeveynlere düşen sorumluluk, içeride ve açık alanda oynanan oyunlar ile ekran başında ve ekran dışında oynanan oyunlar arasında bir zaman dengesi kurabilmeleri için çocuklarına rehber olmak”.

* * *


Omo, 28 Mayıs Dünya Oyun Oynama Günü’nde Beşiktaş Abbasağa Parkı’nı dev bir oyun parkına çeviriyor:



Omo’ya çocuklara ve oyuna verdiği bu desteği için teşekkür ediyorum. Her çocuk oyun oynamalı, kirlenmeli ve gülmeli.
 
Sevgiler,
Çiğdem
 
  
Benzer içerikler
Yorum yok
Leave a Reply