Teknoloji

Disney ve Anne-Babalar, çizgi film dünyası

Eylül 17, 2015

 

Geçen hafta Disney’in davetlisi olarak pek çok anne-baba toplanarak “çizgi filmleri” konuştuk. Üstün Dökmen’in güzel sohbetinin ardından Disney yetkilileri bize şirketin kuruluşu ve bugünkü işleyişini anlattılar.
 
Ama ben biraz daha geriye gitmek istiyorum. Daha önce pek çok kere yazdım – çizdim “Çiğdem çizgi film sever – izler”
 
Elif ve Kerem’de belli saatlerde ve belli çizgi filmleri izliyor.  Prenses Sofia, Miles Yarının Ötesinde (benim favorim), Jake ve varolmayan ülkenin korsanları, Hayri Canavargil, Nina – sakın bekleme, Zet Frog, Doktor Dottie  favorilerimiz.
Ben çizgi filmlerin ve masalların çocuklara iyiyi – doğruyu – kötüyü – yanlışı anlatırken yardımcı olduklarına inanıyorum.
 
Hayatımızdan örnek vermek gerekirse:
 
Elif’e iyi ve kötüyü anlatmaya çalışıyorum. “Yabancılardan bir şey alınmaz” Arada böyle tekrar konuşmalar yapıyoruz. Sohbetimizin ertesi günü otobüste bir yabancıdan sakız paketi aldı ve bir de teşekkür etti. “Neden aldın” dedim “Ama ‘alır mısın’ dedi” dedi. Hadi bakalım.
 
Kötü – iyi diye başladım anlatmaya yine. Cevap gene aynı “niye kötüler var?”
Çocuğun aklı “kötü”ye çalışmıyor. Hep soru aynı “neden kötü var – niye kötülük var”
 
İşte ben bu durumlarda “çizgi filmlerden” destek alıyorum. Mesela Sofia seyrediyoruz. Cedric ‘in krallığı ele geçirme çabasının kötülük olduğunu anlatmaya çalışıyorum. 
 
“Soyuttan” anlamadığını yumuşak görüntülerle “somut” olarak görünce daha kolay anlıyor.
 
 
 
 
Net çizgiler olmalı: Ne izlediğine biz karar veriyorsak zaten sorun yok.
 
İyi bir ekiple hazırlanmış, kaliteli, görsel yönü yumuşak ve seyrederken size huzur veren bir çizgi film sadece çocuklara değil büyüklere de iyi gelir. Biz de böyle.
 
Çizgi film güzeldir. Perileri, prensesler, sihirler, hep iyiler kazanır, güzel çiçekler, büyük evler, aileler, arkadaşlar, çocukların hayvan arkadaşları vardır. Bir de karakterlerden edindikleri güzel davranışlar. Çocukların yüzlerinin güleceği şeyleri izlemesi bence iyi bir şey.
 
 
 
 
Biz evde Disney Junior’u tercih ediyoruz. Reklamsız olması bizim için harika. Elimizde meyvemizle günde iki çizgi film hakkımız oluyor. Burada kuzular istediklerini seçiyorlar.
 
Her çocuğun aynı şartlara sahip olmadığını hatırlatmak isterim. Herkes bakıcılı, özel okullu ya da sürekli etkinlik yaparak günü geçirecek bir hayat yaşayamıyor. 
 
Evinde bulaşık makinesi olmayan 3-4 çocuklu aileler var. Bu anneler akşama yemek yapacak. İşte bu anlarda çizgi film bir anne için büyük kurtarıcı. 
 
Bizler de çizgi film izledik. Psikolojimizde bir sorun görmüyorum. Kendimi peri zannetmiyorum ya da uçmaya çalışmıyorum.
 
Önemli olan seçici olmak ve kontrolü kaybetmemek.
 
Sevgiler,

 

Çiğdem

 

Benzer içerikler
Yorum yok
Leave a Reply