Sağlık

Göz lazer ameliyatı oldum

Ocak 3, 2016
 
 
Göz lazer ameliyatı oldum. Hem de 2 gözümden aynı anda.
 
Öncesine dönmek gerekirse Lise 1 in son günleri gözlük takmaya başladım. Evet uzun çok uzun süredir gözlük takıyordum. Miyop ve astigmat vardı gözlerimde. Şöyle açıklamak gerekirse “sabah uyanıp akşam yatana kadar gözlük takıyordum”.
 
Astigmatım (yani bulanık görme) okadar yüksekti ki asla gözlüksüz göremiyordum. Birini tanımak, yazı okumak imkansızdı.
 
Uzun süredir lazer göz ameliyatı ile ilgili araştırma yapıyordum. Pek çok arkadaşım yaptırmıştı ama gelin görün ki ben korkuyorum. Allah hiçbir şeyin eksikliğini vermesin ama görmemek düşüncesi çok korkutucu idi.
 
Tabi araştırmalarımda ki pek çok yaşanmış olay ve şehir efsanesi de korkumu arttırıyordu. 
 
Bu yıl neden – nasıl bende bilemiyorum bir cesaret geldi: Göz lazer ameliyatı olacağım dedim. Bıçak yoktu. Kan yoktu. Korkularımın nedeni de uçup gitmişti.
 
Araştırmalara başladım. Herkesin bildiği hastanelere – doktorlara bakarken (nasıl olduysa daha önce duymadığım ama aslında çok bilinen) bir doktor ile yollarımız kesişti. 
 
Kendisinden randevu almak için 3-4 ay bekledim. Sonraki gelişmeleri sıralarsak:
 
Eylül ayında ilk muayenemi oldum: Kornealarım ameliyat için uygun çıktı. Bunda hiç lens kullanmamış olmamın etkisi büyük. Gözüm yorulmamıştı. Unutmadan yazayım sadece ben değil annemde muayene oldu. Onunda kataraktı vardı sol gözünde.
 
Bir de doktorum bana şunu söyledi: Gözlerinin numarası aslında çok yüksek değil (nasıl yani 2,75 ve 2,5) ama ileri de 2 gözlük kullanman gerekecek. Şimdiden bunu engellemek için ameliyat olmana onay veriyorum.”
 
Muayene zamanı doktorumun inanılmaz bilgili, kendinden emin, esprili olması beni çok rahatlattı.
 
Yaz dönemi olduğundan hala denize girme şansımız olduğundan 1 Ekim’i ameliyat günü olarak seçtik. Yazlığa gittik geldik. (ameliyat sonrası deniz-havuz bir süre yasak)
 
 
 
 
Peki neden göz lazer ameliyatı olmaya karar:
 

Artık gözlükten sıkılmıştım. Uzun süreli kullanım sonucu artık burun kemiğim çok ağrıyordu.Kerem’in ufak olması ve sürekli olarak gözlüğüme olan darbeleri / kendimi koruma refleksi beni yordu. Neden olduğunu bilemediğim bir güven duygusu vardı içimde.

 
Ameliyat günü (1 Ekim 2015):
 
Hem ben hem annem aynı gün ameliyat olduk. Yanımızda refakatçi yoktu. Çünkü doktorumuz “buna gerek olmadığını – buradan kol kola çıkıp pasta yemeye gidebileceğimizi” söylemişti.
 
13:00 civarı hastane de idik. İlk önce tekrar muayene olduk. Ölçümler yapıldı. Herşey normaldi.
15:00 civarı ameliyathaneye girdim. 15:30 da çıktım.
Ameliyat anında hiç acı çekmedim.
 
Çıktığımda 2 gözümü de kapalı tutmam söylendi.
Biraz açlıktan biraz heyecandan sanki tansiyonum düştü gibi hissettim ama ölçtük hiçbir şey yoktu. Yemek yiyince kendime geldim (aç gitmeyin 🙂 ) Evet acıkmışım.
 
Daha sonra ilk kontrol için birkaç saat beklememiz gerektiğinden bir oda da konaklamaya başladık.
Zaten annemin ameliyat saati 18:00 civarı idi.
 
İlk anlarda ışığa karşı çok hassastım. Saat başı olan damlalarım döküldükçe hafif başağrım azaldı. Işığa karşı hassaslığım hafifledi.
 
Annemin ameliyat saati yaklaştığında artık çok daha rahattım. 2. yemeğimi de yiyince baktım herşeyi görüyorum. (normalde bukadar acıkmam ama stresten galiba)
 
Annemde sol gözünden ameliyatı olup gelince (o da yarım saat kadar kaldı içeri de) onun kontrolü – damlaları vs derken saat 20:30 gibi hastaneden çıktık.
 
 
Eve varış ve ilk gün:
 
Eve giderken ışığa hassaslık kendini gösterdi. Eve gidince ışıkları hiç yakmadık. Damlalarımı dökerek geceyi geçirdim. İlk anın heyecanı (daha 24 saat bile geçmemişti) acaba dedim “sabah nasıl olacak?”.
 
Sabah uyandığımda artık herşey netti. Şükür dedim yıllarca büyük korkularla yaptırmadığım göz lazer ameliyatım çok iyi geçmişti. Herşeyi görmek harika idi.
 
Ameliyat sonrası:
 
Gözlerimde 3 gün boyunca “geçici lensler” vardı. Sadece onlar beni rahatsız etti. Lensi hayatım da 1 kere deneyip 10 dk sonra çıkaran biri için 3 gün hiç çıkarmadan lens takmak zordu.
3 gün sonra lenslerim doktorum tarafından çıkarıldı. Herşey normaldi.
 
1 Ekimden beri toplam 3-4 kere kontrole gittim. Annemle benim kontrol zamanlarımız farklı idi her gidişimiz de doktorum “gel sana da bakalım” dedi. Bu ilgi beni çok mutlu etti. 
2 ay dolmak üzere. Başta 3 çeşit damla kullanırken şimdi 1 tane damla kullanıyorum. 2 ay sonra bir kontrol daha var. O zaman bırakacağım gibi görünüyor.
 
 
Şu an:
 
Sol gözüm 0 derece, sağ da 0,50 astigmat var. Miyoplar tamamen gitti. Zaten baştan “asla 0 olacak” sözü verilmedi. Olabilecek en iyi düzey denildi. 
 
Ama ben çok rahat görüyorum. Sağ da kalan astigmatı tek gözümle bakma denemelerimde belli-belirsiz bir fark olunca anladım. Kendisi de bana kontrolde söyledi zaten.
 
Bir de uzun zamandır güneş gözlüğü kullanamıyordum. Artık rahatça kullanıyorum. Numaralı yaptırmama rağmen çok baş ağrısı yapıyordu.
 
Doktor ve bütçe:
 
Çok soruldu – sorulacak ama ben doktorumdan izin almadan “şurada yaptırdım” vs yazmayı uygun bulmuyorum. Yakında müsait bir anında kendisi ile röportaj yapma planım var. O zaman yazarım. Kendisi hafta da 3 gün Türkiye’de 3 gün Hollanda da diğer hastanesinde. 
 
Bütçe konusu da öyle korkulan acayip bir bütçe değil inanın. Benim bu yaz 2 kere gözlüğüm kırılmıştı. 1 kere yaptırdım 2.ci de yeter artık ameliyat olacağım dedim ki 1 gözlüğü 300-400 tl ye yaptırıyordum. (özel inceltilmiş camlı idiler) 
 
Yani uzun vadede ameliyat çok daha tasarruflu 🙂 Mutfak bütçesinden kenara atsanız biriktirilebilecek bir rakam.
 
İleri ki yıllar:
 
Ben hiç “ileri de tekrar gözlük takar mıyım?” “Acaba yeniden gözüm miyop olur mu?” diye sorular sormadım doktoruma. Neden mi? 10-15 yıl sonrasını kimsenin bileceğine inanmıyorum. Şu an mutluyum ve ileri ki yılları düşünüp kendimi strese sokmuyorum.
 
Bana ilk muayene de “biz gözdeki kasları lazerle düzeltiyoruz. en basit anlatımla durum bu” dedi. Bıçak yok, kan yok, hijyenik bir ortam ve güvenilir bir ekip. Benim için bunlar yeterli idi.
 
Gözlüklü doktorlar:
 
En büyük şehir efsanesini yazmadan olmazdı. Benim doktorum da gözlüklü idi. Ama durum şu “herkes göz ameliyatı olamıyor ki”. Ekibinde 6 doktor vardı. 3 ü gözlüklü 3 ü gözlüksüz. Bunda gözün yapısı, yaş, lens kullanılmış olunması ya da kaç yıl lens kullandığı gibi pek çok etken varmış.
 
 
Hayattaki en önemli şey sağlık, sağlığınız varsa herşey tamam – yoksa herşey eksik.
 
Yüzünüzde gülümsemeler eksik olmasın.
 
 
 
Sevgiler,
Çiğdem
 
Benzer içerikler
5 Yorum
  • Reply Gulsah Onen Kasım 26, 2015 at 1:34 pm

    çok gaza geldim şuan 🙂 3 numara gözlerim ve 15 yıldır lens kullanmaktan fenalık geldi içimi rahatlattı yazdıklarınız 🙂 geçmiş olsun

  • Reply Müge Ç. Kasım 27, 2015 at 5:24 am

    cok gecmıs olsun bende cok ıstıyorum ama sanırım sansım cok az…

  • Reply yenihayatımın ilkgünü Kasım 27, 2015 at 1:49 pm

    Geçmiş olsun 🙂

  • Reply Jale güney sun Kasım 28, 2015 at 10:16 pm

    Ben de senelerdir lens kullanıyorum ve artık çok sıkıldım. Ciddi düşünmek istiyorum. Tekrar geçmiş olsun.

  • Reply gökçe bağtır Aralık 4, 2015 at 5:03 pm

    Geçmiş olsun, ben de düşünüyorum ama cesaret istiyor 🙂

  • Leave a Reply