Çocuklar ve Ev

Kardeşlerin ilk kez karşılaşmaları: Elif ve Kerem

Ağustos 30, 2015

 

Bu yazıyı yazalı çok oldu. Elif Kerem’i nasıl karşıladı soruları bu ara çoğalınca sizlerle tekrar paylaşmak istedim:
Dünya bu konuda ikiye ayrılsa da, ben kızıma hamileliğimden bahsetmedim.
Bana göre o aylarda 2,5 lu yaşlarda olan bir bebeğe (dikkatinizi çekerim ki çocuk değil) bunu söylemeyi doğru bulmadım.
Kendisi için aldığımız yeni yatağına geçerken “bebek karyolanı ne yapalım” diye sordum.
Bilinçli yönlendirme yaparak “acaba oyuncak bebeklerini, ayılarını mı koysak, orada uyusalar” dedim.
Hemen kabul etti.
Yavaş yavaş “acaba çiş-kaka yapan, biberonla mama yiyen bir oyuncak mı alsak” dedim.
Kendisi “anne gerçek bebek alsana” dedi.
Yuppiiii dedim.
2-3 günde bir “anne bebek ne zaman gelecek” dedi.
Her dışarı çıkışımda “bebeği de al gel” dedi.
zaman geçti doğum yaklaştı.
arkadaşlarıma sordum. 
hep derim ya “sormak bilmemekten iyidir” “tecrübe herşeydir”
“bu ara istediği oyuncak vs varsa onu al, Kerem getirmiş olsun” dediler. 
aldık süsledik püsledik paketleri.
onu hastaneye götürmek istemedim.
beni serumlarla vs lerle görmesin dedim.
ama 2. gün Elif’i hastaneye getirdiler.
bekleme salonu gibibir noktada oturduk.
“niye buradasın” dediğinde de “işle ilgili geldim, yarın geleceğim biraz uzadı işim” dedim.
tamam dedi.
telefondan çizgi film izledik, bişeyler yedik.
parka gitme bahanesiyle yolladım. 

ve eve dönüş. 
bebeği karyolaya yatırıp oyuncakları yanına koyduk.
elifi eve getirttim.

işte onu gördüğü ilk an. (oyuncaklara hiç bakmadı)

bizim aylarca merakla beklediğimiz, en büyük korkuyu bana yaşatan an.
ve mutlu son.
o an itibariyle kardeşini deli gibi sevdi, seviyor kızım.
bu benim hayattaki en büyük mutluluğum.

ama bunu devam ettirebilmek için herkese “hep” organize ettim. 
  • aman kapıdan gelince önce Elif’le konuşun.  
  • Kerem’e aşırı sevgi gösterilerinde bulunmayın.
  • yeni aldığınızda Kerem’e değil önce Elif’e verin. (zaten küçük olan herşeyi “kardeşim giysin” diye ona veriyor)
  • vs vs vs
gel gör ki bende robot değilim. hep yanlarında değilim. işte o arada kaçan ve “artık alıştı” diyenlerin artık “önemsemedikleri” durum “kıskançlığı” da ortaya çıkardı.
buradan örnekleri vermeye kalksam saatler sürer.
ama sonucu söylemem gerek:
kızım asla ve asla “kardeşine kötü davranmıyor, onunla ilgili kötü söz söylenmesine izin vermiyor”.
örneğin “onun dişleri yok yazık” dediğimizde “olsun çıkacak, hem annem ona süt de mama da veriyor. büyüyecek benim kardeşim” diyor.
veya gezmeye gideceği zaman “kardeşin gelmesin” diyenlere “büyüsün bi elini annem bi elini ben tutup gezdirecez kardeşim, sen üzülme” diye veda edip evden çıkıyor.
ama eğer ki Kerem’e aşırı ilgi gösteren olursa “kendi” nasibini alıyor.
bu ister baba ister dede ister bir başkası olsun.
çiğdem
şimdi: soran değil ağlak anne
Benzer içerikler
Yorum yok
Leave a Reply