Konuklarım Hoşgeldiniz

Prematüre Annesi olmak – Prematüre Anneleri

Ekim 25, 2015

 


Normal gebelik 38 ile 42 hafta arasında sürer. Bundan daha erken sürede sonlanan yani doğan bebeğe “prematüre” denir.
 
Dünya üzerinde son yıllardaki oranlara baktım. % 8 ile % 12 arasındaki değişik rakamlar gördüm. Ortalama olarak konuşmak gerekirse “her 10 çocuktan 1 i prematüre doğuyor” demek mümkün bu verilere göre.
 
Arkadaşım Evrim Çakıcı ya da diğer ismiyle “Prematüre Anne Evrim“i hala tanımayan varsa hem tanısın hem de hikayesini okusun istedim.
 
Kendisi gibi zorlu yollardan geçen veya geçecek olan pek çok hayat var. Hep dediğim gibi “sormak, bilmemekten iyidir”. Bence “tecrübe en kıymetli hazinedir”.
 
Sizi Evrim’le olan sohbetimizle başbaşa bırakıyorum ve mutlaka www.prematureanneleri.com a girip başka annelerinde hikayelerini okumanızı tavsiye ediyorum. Biraz mendil stoğunuzvda olsun yanınızda lütfen.
* * *
Evrim Çakıcı kimdir?
1980 İstanbul doğumlu. Eski bir Bankacı, şimdilerde Blogger. 
 
Bazen “Eller gider Mersin’e ben giderim tersine” mantığında yaşayan, bir şeye karar verdi mi gözünü karartan, nefes almadan onun için çalışan. Annesinin deli kızı, Faruk’un karısı, Duru ve Kaan’ın anası.
 
Bazen diyorum ki; hep farklı olmayı sevdiğim için Annelik serüvenimde biraz farklı oldu.
 
Anne olmaya nasıl karar verdin? Öncesinde bir rahatsızlığın var mıydı?
2004 yılının şubat ayında evlendik. İlk hedefimiz öncelikle evliğimizin tadını çıkarmak ve bolca gezmekti. Öyle de oldu. 4 yıl boyunca yedik, içtik, gezdik, tozduk. Flört gibi bir evlilik dönemi yaşadık ama artık bebek sahibi olmak istiyorduk. 
 
Doktor’a gittiğimde 1 yıl beklememi eğer olmaz ise yeniden gelmemi söyledi. 1 yıl boyunca gezmeye, tozmaya devam ettik. 1 yıl sonunda yine hamile değildim.
Daha sonra tahliller, tetkikler derken polikistik over sendromu olduğu için gebe kalamadığımı öğrendik. Gereken tedaviye başlandı. 
 
Yumurta çatlama iğnesi, birkaç hap derken hooooop ikiz gebelik. Bunun dışında bilinen ciddi bir sağlık sorunum yoktu.
 
Erken doğumu tetikleyen etkenler neydi?
Baştan beri çoğul gebelik olması riskli sınıfa giriyordu zaten. Gebeliğim ilerleyen dönemlerinde 24. haftada  detaylı ultrasona girdim. Çünkü çoğul gebeliklerde ikili, üçlü testler yapılamıyor. 
 
Bu muayenede oğlumun suyunun fazla olduğunu, doğum anomalisi ile doğabileceğini ve çok yüksek riskli gebe olduğumu öğrendik.
 
Peki ne gibi önlemler aldınız?
O dönemde beni takip eden jinekologumun tavsiyesi ile sürekli istirahat etmeye çalıştım. Hep yatıyordum evde ama yinede olacakların önüne geçemiyorsunuz.
 
Prematüre Anneleri nasıl doğdu? Şu an neler yapıyorsun?
İnsan hep kendi ile aynı deneyimleri yaşamış insanları istiyor. Bilgi almak, moral depolamak istiyor. Düşünsene ben 28. haftada doğum yapmışım. Bebeklerim kuvözde yaşam savaşı veriyorlar ama çevremde arkadaşlarım 40. haftada doğuruyorlar. Hepsi bebeklerini almış evlerine gitmiş. Herkes seni teselli etmeye çalışıyor ama seni anlayabilmeleri mümkün değil. 
 
İnternetten çok araştırma yapıyordum. Daha önce birkaç Anne erken doğum hikayesini yazmış. Defalarca okuduğumu hatırlıyorum aynı hikayeleri. Benim gibi olanlarla bir arada olmak istiyordum. 
 
O günlerde karar verdim Prematüre Annelerini bir platformda toplamaya. Nasredin Hoca’nın dediği gibi “Bana damdan düşeni getirin, beni bir tek o anlar ” misali doğdu Prematüre Anneleri.
Önce bir Facebook grubu ile başladı her şey. Orada yazıyordum duygularımı, yaşadıklarımı. Çünkü, bunları henüz herkesle paylaşmaya hazır hissetmemiştim kendimi. 
 
Son 1,5 yıldır profesyonel olarak www.prematureanneleri.com blogunu yazıyorum. Şimdi herkesle yaşadıklarımı paylaşabiliyorum. Çünkü yaşadıklarımın birer deneyim olduğunu, bir sınav olduğunu kabul ettim. Bu kabullenişten sonra işler biraz daha kolay ilerliyor.
 
Duru ve Kaan’ın devam eden sağlık sorunları var mı? Periyodik kontrolleri var mı?
Aslında şu an bir sağlık sorunumuz yok ama devam eden belli periyodik kontrollerimiz var. Kaan’da erken doğumdan dolayı göz sorunları olmuştu. Prematüre Retinopatisi deniyor. Gözlerde kontrole devam. Duru’nun gözlerinde devam eden bir sorun olmadı. 
 
Yine erken doğumdan  dolayı Duru ve Kaan’da hidrosefali gelişti. İkisinde de şunt ( Beyin-Omurilik sıvısını direne eden özel bir alet ) takılı. Yılda birkaç kez kontrollerimiz var.
Prematüre Annelerine bebeklerinin gelişimini yakından takip etmelerini ve Doktorlarına soru sormaktan çekinmemelerini tavsiye ederim. 
 
Prematüre doğan bebekler yaşıtlarından  geç gelişim gösterebilirler. Panik olmamalı ama tedbiri asla elden bırakmamalı.

 
Birazda eşin tarafından baksak olaya. Ben eşini tanıyorum. Çocuklara yaklaşımı inanılmaz güzel maşallah. O günlerde nasıldı? Doğdukları anlar? Zor günleri nasıl atlattınız?
Çiğdem’cim aslında o kadar önemli bir noktaya değindin ki. Zor günleri birlikte atlattık biz. Birbirimizden güç aldık hep aslında.
28. Haftada aniden doğuma girmem bütün Aile bireylerinde korku ve endişe yaratmıştı. Bende çok ağlayarak girmiştim doğuma. Çünkü başımıza ne geleceğini bilmiyorduk. 
 
Hemşireler eşimin çok ağladığını söyledi ama benim yanımda hiç ağlamadı. Ben ağladıkça Faruk hep güzel günlerin geleceğinden bahsetti.
Hamileliğimde en çok istediğim şeydi, ben doğumdayken odamın süslenmesi. Bir çiçekçi ile anlaşmıştık aslında. Doğumda odamı süsleyeceklerdi. 
 
Tabii her şey ani gelişince çiçekçiyi çağıramadık ama gecenin bir yarısı ben daha ayılamadan süslemeler  almış gelmiş. Odamı bir organizasyon firması gibi kendi elleri ile süsledi. Her yerde balonlar, pembe tüller vardı..
Yaşamalarına ilk 10 gün asla umut verilmemesine rağmen doğumun ertesi günü hemen nüfus cüzdanlarını çıkarttı. Bebek alışverişimizde bir tek yataklar eksik kalmıştı. Ben daha eve çıkmadan yataklarını da sipariş etti. 
 
“Yaşamazlar” diyen hemşirelere inat güzel hayaller kurdu. Bana ve bebeklerimize sımsıkı sarıldı. Bebeklerimizin yaşayamayacağı söylense de, beyin kanaması geçirseler de, oğlumuzun yürüyemeyeceği belki de ikisinin de gözlerinin göremeyeceği söylense de hep olumlu düşünen bir Baba oldu. 
 
Bu söylenenlere kulak tıkadı ve güzel günleri hayal etti desem abartmış olmam. Maddi ve Manevi büyük bir külfetin altında hep dik duran bir Baba oldu. 
 
Böyle kriz anlarında karı-koca arasında çok sorunlar olabiliyor. Birbirini suçlamalar vb. biz tam tersi birbirimize daha çok sarıldık. Ben ilk günler tamamen yıkıldım, ruh gibiydim. Ne zaman düşecek olsam eşim tuttu ellerimden. Hakkını ödeyemem.
 
Şu an Duru ve Kaan yaşıtlarına göre boylu çocuklar. Bunda genetik faktörler etkili mi? Yoksa özel bir şey uyguluyor musun?
Evet yaşıtlarına göre hem boylu hem de biraz toplu çocuklar. Elbette genetik faktörlerin rolü var. Mesela eşim 6,5 kg. doğmuş. İri bir adam biliyorsun. Duru ve Kaan akranlarından çok küçük doğdular ama yaşıtlarını nerede ise geçmek üzereler. 
 
Prematüre doğdukları için beslenmelerine hep ayrıca önem verdim. Babaannemizin yaptığı pekmezi içiyorlar 7. aydan beri. Sabah kahvaltısı peynir ve yumurta olmadan asla olmaz. Ev yoğurdu  yine olmazsa olmazlarımdan. 
 
Elimden geldiğince evde yapılmış kek, börek, poğaça veririm ara öğünlerde. Evimizde pişen sulu yemekten yemeye alışıklar.. Prematüre doğdular, yaşıtlarını yakalasınlar diye uğraşırken olayı biraz abartmış olabilirim.

İlk yıllar nasıl geçti? Biraz anlatır mısın?
Çok zorluklar yaşadık. Maddi ve manevi çok zorlu bir süreç. İlk yıllar Doktor kontrolleri, evde uzun saatler süren fizik tedavi serüveni, bolca ameliyatlar ile geçti. Bilhassa Kaan’ın yürüyüp yürüyemeyeceği belli değildi. 
 
Fizik tedavi tek çaremizdi ve ne kadar istikrarlı devam edersek şansımız o kadar fazlaydı. Bu yüzden Kaan 3 yaşında yürüyene kadar nefes almadan çalıştık. 
 
Hayatımızın en baş köşesindeydi fizik tedavi.. Bobat topumuz, Fzt. Özel düzeneği olan Fonksiyonel Egzersizler Düzeneği, Threa Bandlar vb. hepsi salonumuzun en nadide köşesindeydi. 
 
Hiç kimseden asla saklamadım, çekinmedim. Evimize gelmek isteyen misafirleri kabul ettim. (Tabii hasta olanları değil. Hijyen kuralları da üst sınırdaydı) 
 
Dedim ya; kabullendikten sonra daha kolay mücadele edebiliyorsunuz  başınıza gelenlerle. Duru 21 aylıkken Kaan 33 aylıkken yürüyebildi. 
 
Kaan’ın sağ kol ve bacağındaki güç kaybından dolayı fizik tedaviye hep devam ettik. Her şey yürümekle bitmiyor ki. 
 
Koşması, merdiven inip-çıkması, yokuşlarda yürüyebilmesi hepsi için çalışmak durumundaydık. Her gün hiç aksatmadan.
Yıllar böyle geçti. Şimdi 6. yaşlarını bitirmek üzereler ve hazırlık sınıfında okuyorlar.
Herkesin bir Anne olma hikayesi var ama bazılarının biraz farklı.
Sevgiler
Evrim Çakıcı
 
Facebook / Premature_Anneleri
Twitter / PrematureAnne

 

Instagram / Premature_Anneleri
 
 
* * *
 
Bu güzel sohbet için Evrim’e tekrar teşekkür ediyorum.
 
 
 
Benzer içerikler
Yorum yok
Leave a Reply