Konuklarım Hoşgeldiniz Sağlık

Tüp mide ameliyatı : Blogsuz Anne Ayça

Temmuz 18, 2017

Son zamanlarda tüp mide – mide küçültme ameliyatları hakkında pek çok şey duyuyoruz. Doğrusu yanlışı pek çok şehir efsanesi var.

Bu tür operasyonlar geçiren 4-5 arkadaşım var. Bunlardan biri de Ayça.

 

Ayça’ya sordum: Bu işin doğrusu – yanlışı nedir? Sen neler yaşadın diye.

O da anlattı. Çok teşekkürler Ayça.

 

***

* Ayça kimdir? (hani blogsuz anne ayça 🙂 )

İnsanın en zorlandığı konu kendini anlatmak sanırım. Ama kısaca kendimi anlatmam gerekirse; uzun yıllar finans sektöründe çalışmış, oğlunun doğumuyla da iş hayatına mola vermiş bir anneyim. Hamileliğim ve evde olduğum süre boyunca sosyal medyayı aktif olarak kullandım ve çok sayıda blogger arkadaşım oldu.

İşin ilginç tarafı ben hiç blog açmak istemedim. Bu işin de istikrar gerektirdiğini düşünüyorum ve ben yazı yazma konusunda çok istikrarlı biri değilim. Hiç girişmedim o işlere  ama arkadaşlarımın sayfalarına konuk yazar olarak yazılar yazıyorum. ‘BlogsuzAnne’ de bu şekilde doğdu zaten. Her annenin blogu olmamalı bence.

 

* Kilolarının artışı ne zaman başladı?

Ben hayatım boyunca hep balık etli biriydim. Çocukken çok zayıfmışım ama sonra ‘alerjik astım’a yakalandım. O dönem kullandığım ağır ilaçlarla kilo almaya başladım.

Ergenlik döneminde PCOC olduğum anlaşıldı ki- bu durum daha da kilo almama sebep oldu. Evlilikti, hamilelikti derken işler iyice rayından çıktı ve ben bir baktım ki 160 kg. olmuşum.

 

* Peki sen “kilolu oldugunu fark ediyor muydun” yoksa “dışarıdan gelen yorumlar mı bunu fark ettırdı?

 

Kilolu olduğumun tabi ki farkındaydım ama bu beni sağlık açısından çok rahatsız etmiyordu. Şeker,tansiyon vs. hiçbir sorunum yoktu, sadece estetik olarak sıkıntıydı.

Gerçi şimdi düşündüğümde aslında sağlık açısından da çok rahatsız ediyormuş ama o zaman bunu anlayamıyormuşum. O kadar kiloyu taşıyan beden, kemikler, kaslar falan çok yoruluyormuş aslında.

 

* Neler yaptın bu zaman içinde? Diyet spor depresyon üzüntü

 

Zayıflamak için her şeyi denedim. Diyet, spor, akapunktur – hatta akapunkturla kilo alan tek insan ünvanına sahibim – aklına ne gelirse denedim. Kiloyu veriyordum ama kat kat geri alıyordum (buna yoyo sendromu deniyormuş) En sonun da pes ettim zaten çünkü artık diyetle verilebilecek kiloyu çoktan aşmıştım.

 

* Peki ameliyata nasıl karar verdin? Ne tür bir operasyon geçirdin?

 

Hani bir ara sabahları doktorların yaptığı programlar çok meşhurdu, bir gün orada bu operasyonu geçirip zayıflayan biri çıktı. Adam 100 kg. vermişti ve inanılmaz bir değişim yaşamıştı. Kafam da hep ‘acaba olur mu?’ diye düşünmeye başladım.

Çok araştırdım, operasyon geçiren kişilerin kurdukları sayfalara üye oldum, doktorları araştırdım. Ama 2 sonuç vardı olanları izlediğimde, bazıları çok memnundu bazıları hayatım karardı diyordu.

Bu operasyona ‘tüp mide’ deniyor. Midenizin yemek borunuzdan sonraki kısmının %80’lik bölümünü alıyorlar. Böylece siz çok çabuk doyarak kilo veriyorsunuz.

 

* Hazırlık – operasyon – hastane de kalış süresi – hissettiklerin (acı – ekşi vs gibi hisler)

 

Hazırlık süreci tam bir işkence. İlk kontrole gittiğinizde size yaptırmanız gereken tetkikleri içeren bir dosya veriyorlar. Zaten bunları yaptırmak bir 6 ayınızı alıyor. İnanılmaz detaylı bir taramadan geçiyorsunuz. Mide asidinizin ph seviyesine, yutma kuvvetinize kadar ölçülüyor.

 

Sonra her bölümden aldığınız uygunluk raporlarıyla heyete giriyorsunuz. Heyette onay verirse ameliyat sırasına giriyorsunuz. Ben o konuda çok şanslıydım hiç sıra beklemedim,birisi vazgeçmiş hemen yerine beni aldılar.

Operasyondan 1 gün önce yatışınız yapılıyor ve operasyon sonrası da 3 gün kalıyorsunuz hastanede. Acı hissetme durumu tamamen kişiye bağlı. Eğer acı eşiğiniz benim gibi yüksekse hiç zor değil. Zaten açık ameliyat olmadığı için 5 tane deliğiniz oluyor sadece.

Ben sadece ‘ölüp gidersem küçücük evladıma ne olur?’ korkusu yaşadım. Kendim için değil onun için daha çok endişelendim. O psikoloji çok başka ve kötü maalesef.

Ameliyat sonrası asıl zor olan. Herkes ‘oh yattı, kesildi, bitti’ diye düşünüyor ama hiç hiç öyle değil. O konu çok uzun hiç girmeyeyim şimdi – yoksa yazı sayfalar sürer.

 

* Nerede yapıldı operasyon?

 

En çok araştırdığım konulardan birisi de bu oldu. Bu operasyonu layıkıyla yapan birkaç özel hastane var ve birkaç devlet hastanesi var.

Ben olası komplikasyonlara karşı üniversite hastanesinde olmayı tercih ettim. (Marmara eğitim araştırma) Çünkü oradaki doktorlar bu operasyonu özel hastaneye göre daha fazla yapıyorlardı. Deneyimleri daha fazlaydı. Benim ameliyatımı yapan kişi hem Prof. hem de hastane dekanıydı.

 

* Kaç kilo kaybettin ve hedef var mı? Koruma vs gibi durumlar?

 

160 kg. ile başladım şu an 70 kg.ım. Yani 90 kg. vermişim. Hedefim 75 kg. olmaktı, onun da altına düştüm.

 

Bu operasyon da en önemli 2.şey de diyetisyen takibi. Diyetisyenimin benim hayatımdaki yeri çok başka. O olmasa belki bu kadar başaramazdım.

Her hafta görüştük hiç aksatmadan. Yeri geldi bana terapi yaptı,yeri geldi kızdı ama beni hiç bırakmadı. Hala da 2 haftada bir görüşüyoruz. Artık bir programım yok zaten, her şey serbest – hatta yemiyorum diye azar işitiyorum.

 

* Tek başına operasyon yeterli mi?

 

Hayır değil. Operasyon sadece senin için kolaylaştırıcı. Eğer sen bu işi kafada bitirmediysen istediğin yerini kestir sonuç değişmiyor. O kadar fazla insan var ki operasyon geçirip verdiği kiloları aynen geri alan.

Zaten karar verirken çok iyi düşünmek gerekiyor çünkü bu bir estetik işlem değil. Yani 10-20 kilo fazlam var dur bir mideyi aldırayım diyeceğimiz bir durum değil.

Benim eğer 30-40 kilo bile fazlam olsa yaptırmazdım. Benim en büyük sıkıntım,spor hiç yapmadım. Sadece canım istedikçe yürüdüm o kadar. Onun için vücudumda deformasyon oldu. Zaten 90 kg. verip olmamasını beklemek mucize olurdu ama spor yapsaydım daha az olurdu. Neyse artık ilerleyen zamanda onunda bir çaresine bakarız.

 

* Tekrar kilo alma olasılığın var mı?

 

Aaaa tabi ki var. Çok kişi yeme düzenini oturtamadığı için geri alıyor.

 

Mide büyüyen bir organ.

 

Hatta revizyon ameliyatı olup geri küçülten bile var. Ama inşallah böyle bir şeye gerek kalmadan kapattım ben o defteri.

 


* Şimdi durup baktığında bu karar aldığın için mutlu musun?

 

Mutluyum. Çok zor zamanlar geçirdim, hala da bazen zorlanıyorum ama böyle bir değişimi yapmak zorundaydım. Çok düşünülüp alınması gereken bir karar ama sonu gerçekten güzel.

 

Hiçbir yemek 38 beden pantolon giymek kadar mutluluk vermez.

***

 

Önce sağlık ve her zaman sağlık. Sağlığınız yerindeyse herşeye sahip olursunuz.

 

Sevgiler,

Çiğdem

 

(Sizinde sormak veya anlatmak istediğinizi bir tecrübeniz varsa sorananne@gmail.com a yazabilirsiniz.)

 

 

 

 

 

 

 

Benzer içerikler
Yorum yok
Leave a Reply